
Türkiye, görevden alınan İstanbul belediye başkanına yönelik yolsuzluk soruşturmalarında 29 kişiyi tutukladı

Türk yetkilileri, kamu ihale manipülasyonu, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılıkla ilgili şüphelenilen bir ağı hedef alan kapsamlı bir tutuklama operasyonunun parçası olarak 29 kişiyi tutukladı.
Bu hamle, savcıların İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoglu'nun cezaevi içinden kaçmakla suçlandığı ve ülke içinde geniş bir siyasi tartışmaya yol açan bir "suç örgütü" ile bağlantılı olarak tanımladığı soruşturmanın bir parçası olarak geldi.
Yargı kaynaklarına göre, 30 kişiye karşı tutuklama emri çıkarıldı, bunlardan 29'u idam edildi, aranan kişilerden biri ise hâlâ Türkiye dışında; soruşturmaların, İmamoglu'nun doğrudan denetimi altında geniş bir yolsuzluk ağı içinde ihalelerin sistematik manipülasyonu hedefi olduğundan şüphelenilen belediyeye bağlı bir şirket üzerinde olduğu belirtildi.
İmamoglu'ya karşı 142 suçlama
İmamoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın kararıyla görevinden alındıktan sonra Mart 2025'ten beri Marmara Hapishanesi'nde 413 diğer sanıkla birlikte cezasını çekiyor; büyük yargılanması ise 9 Mart 2026'da Çağliyan Mahkeme Kompleksi'nde başladı.
İmamoğlu, yolsuzluk, kara para aklama ve yasaklı kuruluşlarla ilişkili kişileri istihdam etmek gibi 2.430 yıla kadar hapis cezası ile 142 suçlamayla karşı karşıya.
Türk mahkemeleri, davanın kritik bir aşamasına hazırlanıyor; bu duruşmaların yoğun bir takvimi ve bu duruşma gelecek yaz davanın seyrini belirleyebilir.
2 Haziran'da teknik bir oturum düzenlenecek; bu oturumda uzmanlar İSTAC ve KİPTAŞ gibi belediye şirketlerinin bütçelerinin denetimine ilişkin raporlarını sunacak; ardından 22 Haziran'da belediye başkanlığı döneminde yasaklı kuruluşlarla bağlantılı olduğundan şüphelenen kişilerin istihdam edilmesiyle ilgili suçlamalar tartışılacak.
Davanın Sürecindeki Dönüm Noktaları
Mart ayında davanın başlamasından bu yana, Temyiz Mahkemesi İmamoglu'nun kefaletle serbest bırakılması taleplerini tekrar tekrar reddetti ve "kaçma ve delil yok etme riskinin" devam ettiğini savundu.
Gözlemciler, Kamu Savcılığı'nın yıl sonuna kadar delil sunumunu tamamlamak amacıyla davanın temposunu hızlandırmaya çalıştığını, savunma ekibinin ise davanın siyasi niteliğine sahip olduğunu ve yargı sürecinin bütünlüğünü tehdit ettiğini göz önünde bulundurarak temyizlerini sürdürdüğüne inanıyor.

