

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın bir yetkilisi Salı günü yaptığı açıklamada, Washington'un iki ülkeyi birbirine bağlayan ham petrol boru hattını yeniden inşa etmek ve rehabilite etmek için Irak ve Suriye hükümetlerinin ortak çabalarını tamamen desteklediğini söyledi; bu, enerji ihracat limanlarını çeşitlendirmeyi ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatına uluslararası ve bölgesel bağımlılığı azaltmayı hedefleyen stratejik bir hamledir.
ABD'li yetkili, Reuters'e Washington'un, 2003'te askeri operasyonlar sırasında ciddi hasar aldıktan sonra yirmi yılı aşkın süredir hizmet dışı kalan tarihi Kaşk-Baniyas hattının rehabilitasyonunu hızlandırmak ve operasyonel kapasitesini yeniden tesis etmek için büyük ABD şirketlerinin geniş katılımını beklediğini söyledi. Hat, 800 kilometre (yaklaşık 500 mil) uzunluğunda olup Kuzey Irak'taki Kıkık'taki petrol sahalarını Akdeniz kıyısındaki Suriye limanı Baniyas'a bağlıyor.
Ufukta Alternatifler: Rehabilitasyon mu yoksa Yeni Hat mı?
ABD'nin Suriye ve Irak Özel Elçisi Thomas Barrack'ın liderliğinde, her iki ülkeden yetkililerle yürütülen mevcut görüşmeler, sadece 1952'ye tarihli ve günde 300.000 varil operasyonel kapasiteye sahip eski boru hattını canlandırmakla sınırlı değil, ayrıca yeni teknolojik seçenekleri de içeriyor:
Irak Kabinesi, Baniyas limanına ulaşan modern özelliklere sahip yeni bir boru hattının inşası için teknik ve ekonomik fizibilite çalışmaları hazırlamak üzere ABD-Katar şirketler konsorsiyumu ile bilgilerin gizliliğini korumaya yönelik ön ilke anlaşması ve bir memorandumun imzalanmasını onayladı.
Irak hükümeti ayrıca, güneydeki Basra tarlalarından kuzeydeki Haditha'ya kadar uzanan ve ardından Suriye, Türkiye veya Ürdün topraklarına doğru ayrılan alternatif bir seçenek olarak Basra-Haditha hattını sunuyor. Irak hükümeti, Basra Petrol Şirketi'ne Amerikan mühendislik şirketi KBR ile teknik danışmanlık sağlamak üzere sözleşme yapma yetkisi verdi.
Proje zamanlaması ve siyasi geçmişler
Bu hamle, 28 Şubat'ta İran'a karşı ABD-İsrail savaşının patlak vermesi ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına ve Irak ihracatında yüzde 60 düşüşe yol açan ekonomik çalkantı göz önüne alındığında önemlidir; Irak petrolüne yaklaşık yüzde 95 geçti ve bu boğaz daha önce dünyanın enerji arzının yüzde 20'sini emiyordu.
Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump ile Irak Başbakanı Ali el-Zeidi ile Beyaz Saray'da yapılan resmi görüşmelerle örtüştü; burada Irak enerji sektörünü Nesiriye ve Batı Qurna-2 sahalarına yatırım yapmak üzere paralel görüşmeler yürüten Chevron gibi Amerikan şirketlerine açmak için büyük petrol ve yatırım ortaklıklarının yapıldığı doğrulandı.
Suriye tarafında, proje, Aralık 2024'te eski rejimin devrilmesinin ardından Suriye'nin uluslararası topluma yeniden entegre edilmesi çabalarının bir parçası olarak Suriye liderleri tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkeye uygulanan terör yaptırımlarını kaldıracağına söz verdi ve bu da Chevron, TotalEnergies ve ConocoPhillips gibi büyük şirketlerin enerji arama ve iletim müzakerelerine başlamasına yol açtı. Bu bağlamda, Suriye Tarım Bakanı Bassel Al-Suwaidan, Denizcilik risklerini azaltmak ve ihracat seçeneklerini çeşitlendirmek için Suriye'nin entegre bir destinasyon olmaya hazır olduğunu vurguladı.
Güvenlik ve uygulamadaki teknik zorluklar
Umut verici umut verici umut verici olsa da, yeniden inşa ve boru hattı fırlatmaları sahada karmaşık zorluklarla karşı karşıya: boru hattı, Irak'ın batısındaki Anbar ilinden geçerek IŞİD hücrelerinin kalıntılarının hâlâ aktif olduğu doğu Suriye'ye ulaşması planlanıyor. Bir diğer siyasi zorluk ise Irak'taki Tahran'a yakın bazı silahlı grupların muhalefeti; bu gruplar projeyi İran'ın ekonomik çıkarlarına ve bölgesel enerji koridorlarına doğrudan tehdit olarak görebilir.
Bu adımlar, Avrupa'nın artan ilgisiyle birlikte gerçekleşiyor; örneğin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam'a yaptığı yakın zamanda TotalEnergies CEO'su Patrick Pouyanet'in de yanında yaptığı ziyaret, Suriye'nin coğrafi konumunun Irak petrolünü Hürmüz Boğazı'nın karmaşıklıklarından uzaklaştırmak için zorunlu ve stratejik bir geçiş noktası olduğunu vurguladı.

