
448 Avrupa diplomatları, işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetlerinin sona erdirilmesi çağrısında bulunuyor

Yüzlerce Avrupa diplomatı, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail yerleşiminin sona erdirilmesi çağrısında bulundu ve bunun Filistin halkına karşı savaş suçu olduğunu vurguladı.
İmzacılar, en azından yerleşim faaliyetleriyle ilişkili bireyleri hedef alan özel yaptırımların uygulanmasını, bunların AB ülkelerine girişinin yasaklanmasını ve özellikle E1 projesine dahil olan veya destekleyenlerin blok içindeki ekonomik faaliyetlere katılımlarının yasaklanmasını talep etti.
AB ülkesinden 448 diplomat ve eski yetkili, Brüksel'deki blok liderlerine açık bir mektup göndererek, Batı Şeria'da "yasa dışı ilhak" politikasını durdurmak için derhal harekete geçmeleri çağrısında bulundu; bu, E1 yerleşim projesi kapsamında gerçekleşti.
Önemli Avrupa Figürleri
Mektup, önemli isimlerin imzaladığı mektupta, uluslararası ortaklarla iş birliği içinde koordineli Avrupa eyleminin gerekliliği vurgulanıyor; bu da İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki kontrolünü genişletmeye devam etmesini engellemek amacıyla bulunuyor.
İmzacılar, Ağustos 2025'te resmi olarak onaylanan E1 projesinin ciddi coğrafi ve siyasi sonuçları olduğunu, çünkü Batı Şeria'nın iki ayrı parçaya ayrılmasına yol açacağını, coğrafi olarak bitişik bir Filistin devletinin olma ihtimalini fiilen ortadan kaldıracağını ve iki devletli çözümün temel sütunlarından birini zayıflatacağını düşünüyor.
İlgili bir bağlamda, mektupta Aralık 2025'te İsrail yetkililerinin proje kapsamında, Kudüs'ün yaklaşık 12 kilometrekarelik doğusunda yaklaşık 3.400 konut biriminin inşası için ihale verdiği belirtildi; bu, uygulama hızının hızlandığının açık bir göstergesi olarak görüldü.
Diplomatlar ayrıca, İsrail hükümetinin 1 Haziran itibarıyla hedeflenen bölgenin geliştirilmesi için ayrıntılı ihale vermeyi planladığını uyararak, özellikle 11 Mayıs'ta planlanan Dışişleri Konseyi toplantısında bu adımı önleyerek bu adımı önlemesi çağrısında bulundu.
İmzacılar, en azından yerleşim faaliyetleriyle ilişkili bireyleri hedef alan özel yaptırımların uygulanmasını, bunların AB ülkelerine girişinin yasaklanmasını ve özellikle E1 projesine dahil olan veya destekleyenlerin blok içindeki ekonomik faaliyetlere katılımlarının yasaklanmasını talep etti.
Yerleşimde eşi benzeri görülmemiş bir hızlanma
Avrupa mesajı, son dönemde yerleşim hızında kayda değer bir hızlanma olduğunu doğrulayan sahadaki göstergelerle eşlik edildi. Peace Now'a göre, İsrail hükümeti yalnızca 2025'te 54 yeni yerleşim kurulmasını onayladı; bu bu kapsamda kaydedilen en yüksek sayı, 2022'de göreve başladığından beri onayladığı toplam yerleşim sayısı ise 100 yerleşim sınırını aştı.
Bu bağlamda, "Haaretz" gazetesi, İsrail hükümetinin Mayıs 2026 başında Batı Şeria'da yeni yerleşim yolları inşası için bir milyar şekelden (yaklaşık 270 milyon dolar) fazla bütçe onayladığını ve bunun amacıyla, yerleşimler arasındaki bağlantıyı güçlendirmek ve altyapılarını geliştirmek amacıyla yapıldığını açıkladı.
Projenin ilk aşaması, mühendislik planları ve ön tasarımların hazırlanması için yaklaşık 3 milyon NIS tahsis edilecek ve daha sonra 45 günü geçmeyen bir süre içinde hükümete nihai onay için sunulacak; Maliye Bakanlığı bütçesinden ek finansman sağlanacak, hedeflenen alanlar açıklanmadan.
Bu adımlar, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun liderliğinde, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in katılımıyla yürütülen ve 2022 sonlarından bu yana eşi benzeri görülmemiş bir hızla yerleşim faaliyetlerinin genişlemesiyle karakterize edilen hükümet politikası ışığında gerçekleşiyor.
Şiddetin tırmanması
Yerleşim genişlemesiyle paralel olarak, insan hakları raporları Batı Şeria'daki şiddet hızında keskin bir tırmanış olduğunu gösteriyor. İsrailli Yesh Din örgütü, ABD-İsrail İran'a karşı savaşın ilk 40 gününde silahlı saldırılar, fiziksel saldırılar, kundaklama ve mülk tahrimi, hayvan hırsızlığı ve diğer eylemler dahil olmak üzere yaklaşık 400 saldırı olayını belgeledi.
Haaretz gazetesi, kapsamlı bir haberinde, Filistinlilerin yerinden edilmesinin benzeri görülmemiş bir hızda hızlanmasını izledi ve bu operasyonların sadece askeri müdahaleyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda resmi siyasi örtü altında yerleşimci gruplar tarafından uygulanan "ekonomik boğma" ve organize yıldırma politikası olarak tanımlandığı bir politika ile de gerçekleştirildiğini belirtti.
Yıllar önce Batı Şeria'da yaklaşık 500.000 yerleşimci olması dikkat çekicidir; bu da son yıllarda yerleşim genişlemesinin hızlanması ışığında Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te toplam yerleşimci sayısının yaklaşık 750.000'e ulaşmasına neden olmuştur.

